Aşkınla dönen bir zerreyim ben...

15/7/2006 - yanmak

Kategori: YAZILAR

Bir Leyla düslemesidir ask.

Yanmaktir bir gülün kirmizisinda, türküler yakmaktir sevgiliye.

Gün batimlarinda tutulan sevdalari gün dogumlarinda aramanin adidir ask.

Seherlerde bülbülün yanik nagmelerinde gül hasreti çekmektir; güle rengini veren,
yüregini veren bülbül olmaktir ask.

Ve biz simdi büyüsü kaybolmus zamanlarda askin pesine düstük. Pazar pazar gezinen
Zeliha olduk askimiza bir Yusuf bulmak için. Yusuf, esrarini gizleyen ebedi
iffetti.

Mecnun'a özendik sevdamizi bir Leyla'ya yüklemek için. Leyla bir isikti, ab-i
hayatti aski filizlendiren.

Ferhat olup Sirin'ler hatirina gönül kazmasini yamaç yüreklere vurmak istedik.
Sirin, gönül aynasinda aski büyüten bir suretti.

Bitmeyen özlemler büyütüyoruz bagrimizda. Leyla'ya, Sirin'e, Asli'ya adadigimiz
yüreklerimiz vardir.

Suretten öte aradigimiz bir yâr vardir.

Yârin adiyla yan yana bilinsin istedigimiz adlarimiz vardir.

"Ask" ile "ilgi duyma"nin karistirildigi bir dönemde yasiyoruz. Artik güllerimiz
Leyla kokmuyor, sevda kokmuyor.

Askin ilk basamagina dahi çikamadik. Tutkulara takilip kaldik.

Dergâha gelen delikanliya seyhin "Sen git, âsik ol da gel, aski bil de gel!"
dedigi kadar dahi olsa, yüreklerimize isleyemedik ask nakisini.

Gönül topragina atamadik ask tohumunu.

Nadasa birakilmis yüreklerimize bir Leyla tohumu düsmedi.
Biz ölümsüz ve günahsiz asklara degil, günübirlik sevdalara takilip kaldik.

Cismaniyetin aginda ates böceklerini yildiz sayanlar gibi, tutkulari ask sandik.

Talihsiz yanilgilarla yanlis ateslerde yandi ruhumuz.

Sonu "kaf"la biten, "ask"ta kalb vardir. Kaf, kalbidir askin. Askin kalbini
çikarip aldiginizda geriye "as" (k) kalir, ceset kalir, madde kalir.

Mecnun'un askina özenip de yürüdügümüz yollar, çöl degil.
Oysa ask, çölde haz verir insana.
Kalb, çöl yanmisliginda kaniyorsa ask vardir.
Ask, yanmislikla daha bir lezzet verir asiga. Susuzluktan çatlayan dudaklardan
dökülen Leyla adi, cânân adi, can verir ölür ruhlara.
Çölde ceylanlarin sürmeli gözlerinde Leyla'yi görenler, aska uyanir seherlerde. Ve
askin büyüsü örülür seherlerde.
Toprak öperken alinlarimizdan, aslinda Leyla'dir buseler konduran.

Bizim seherlerimizde ceylanlar yok artik.

Biz seherlerimizi uykulara feda ettik, göremiyoruz Leyla bakisli ceylanlari.
Üstümüze günesler dogar oldu.

Geceler boyu yildizlarla söylesip de onlara elveda diyemedik gün dogumlarinda.

Biz, ceylanlarin gözlerini öpemedik, bu gözler Leyla'nin gözlerine benziyor diye.
Uykulara feda ettigimiz seherlere aglayamadik.
Leylasizliga akmadi göz yaslarimiz.

Biz sevemedik yaratilani Yaratan'dan ötürü.

Yunus mektebinde diz çöküp okuyamadik ask kitabini.
Oysa, varligin özünde sevda hamuru vardi. O hamuru besleyen askin pismanlik
gözyasi vardi.
Adem ile Havva'dan dökülen. Simdi ezeli pismanliklara degil, günübirlik sancilara
akar oldu gözyaslarimiz.

En sevgiliye iltifatlar vardi sevgililer sevgilisinden, "Ben sana âsik olmusam ey
serif!" hitabinin tatli sicakligi vardi.

"Levlake..." hitabiyla baslayan bin bir renkte iltifatlar vardi. Âsik ile mâsûkun
ezelde yazili, göklerde yan yana asili adi vardi.

Ask medeniyetinin sevda pazarinda, gönlümüzü bir Leyla'ya, son Leyla'ya, en
Leyla'ya sunmanin hesabindayiz.

Yere göge sigmayan Sevgililer Sevgilisini gönül Kâbe'sinde misafir etmenin
telasindayiz.

Misafirlikler bir olmak içindir, tek olmak içindir.Tipki kapisina gelen âsikina
seslenen sevgilinin tek olma hayali gibi.

"Kimsin?" diye seslenir kapisini çalana. Aska tutulan âsik "benim" der. Ve tekrar
seslenir sevgili.
"Burada iki kisiye yer yok. Gönlüm teki arzular." Tekrar kapinin tokmagina dokunan
ve israrindan vazgeçmeyen âsik, benlik libasindan siyrilir. "Sen'im" der.

Vahdete adim atar, birakir ikiligi, küfrü birakir, çoklugu birakir.

Sevdiginde fânî olur. Askin bekâsini bulur.

Ebedî aski arzulayanlar, sevdiginde fânî olup ölümsüzlüge kucak açanlardir.

Ve sevenlerin dilinde sevilenlerin adi bayraklasir.
Dillerde hep Leyla kitabi okunur.
Kulaga gelen her nagmede Leyla, esen her rüzgârda Leyla... Buram buram hep
Leyla... Kuslarin ötüsünde, güllerin kan kirmizi kivrimlarinda, gögün mavisinde,
agacin yesilinde hep Leyla vardir.
Yagmur damlalari vuslata kosar, düser topraga. Toprak, Leyla'sidir yagmurun;
topragin Leyla'si yagmur...

Mecnun'a adini sorarlar, Leyla der.
Geldigi yeri sorarlar, gidecegi yeri sorarlar yine Leyla, hep Leyla der.
Hep ask...

Gönlünü Leyla'ya kaptirmislarin safaklarinda, günesin isildayan çehresinde gamzeli
tebessümler saklidir.

Daglarin doruklarinda hiç kaybolmayan beyazliklar, Leyla'nin yürege serinlikler
bahseden sevdasidir.
Ask, kar beyazi vefalar saklar bagrinda.

Yüregine yasak koyanlar, vefalara bezenmis asklarinda ölümsüzlügün kapilarini
aralar.

Gecenin mavi karanliginda yildizlardan taç yapan âsiklar.
Leyla duraginda sevda yagmurlariyla islanirlar.

"Cennet gözlüm" dedigimiz ve yarim kalmis yanimizi tamamlayan sevgiliyi alip da
yanimiza...
"Sen ey cenneti müjdeleyen Sevgili, Sevgilim!" deyip düsüp de pesine, tutunup da
etegine aradik mi hiç gecenin ve gündüzün Leylasini?

Sevdanin ve Leyla'nin askina kaç gün dogumlarini sanciyla yasadik?

Gün batimlarinda kaybettigimiz Leyla'yi bir gülün kirmizisinda bir bülbülün
feryadinda aradik mi hiç?

Leyla'dan baskasini görmez oldu mu gözlerimiz?

Yanikligiyla ve ceylanlariyla kendisini aska çagiran çöldedir Mecnun.
Dolasir bir bastan bir basa.
Yüreginden aska irmaklar akar çöl kumlarinda. Gönlünü avutur.
Dolastigi günlerden bir gün...
Fark edemez namaz kilan bir dervisin önünden geçtigini.
Leyla'dan baskasini görmeye yasakli gözleriyle göremez, namaz kilan dervisi. Namaz
biter.
Kirk yillik bekleyis yükünü bilen dervis kizar Mecnun'a.
Özür kusanmis kelimelerin ardindan, pasli vicdanlara bir hançer gibi, saplanan
sözler dökülür Leyla kitabi okuyan dudaklardan.

"Kusura bakma dervis baba, ben Leyla'nin askindan seni göremedim. Ya sen,
huzurunda bulundugun Mevla'nin askindan beni nasil gördün?"

Ask yanilgisiyla avunan yürekler sitmaya tutulur.
Yeni bir sevdanin, ezelî ve ebedî Leyla'nin esiginde aska uyanir canlar,
Leyla'ya uyanir.
Vuslat kokan düsler Leyla'ya uzanir.

Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Aşkınla dönen bir zerreyim ben...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
firaset
menzil

Arkadaşlarım

rumuzsehadet
zahide
serdar kaya
Blogcu Yardım
abdussametkandemir
kitabooku
Yeni ırmak blogcu
cansofi
gullerinkalbi2
maria25
hakkdostu
izzetozturk63